Yıl 2021…
Pars Tigin çizgi romanı yilduzturk.com sitesinde yayınlanırken bu zamanları hep işaret ettik. Yapay zekânın öğreniyor olduğunun özellikle altını çizdik. O zamanlar yapay zeka bu kadar etkin değildi. Sadece adı vardı ama biz çiziyor ve yazıyorduk. Uyarıyorduk. Gören gördü, göremeyenleri ise elendi…

Okumayanlar için, 2021 yılında yayınlanan Pars Tigin 2. Bölüm..
PARS TİGİN-2
Şimdi ise insanlık adına toplanmış devasa bir bilgi birikimi var ve bu bilgiler, insanlara her gün hizmet veren yapay zekâlar tarafından işleniyor. Durmadan yapay zekalara veri yükleniyor zaten ne kadar veri yüklenirse yapay zekâ da o kadar daha çok verimli oluyor ve kendini geliştiriyor…Milyonlarca insanın aklı ve bilgileri ise yapay zekalar tarafından ele geçiriliyor.
Bundan önceki yazı dizimizde de yazmıştım:
Bize sunulan yapay zekâ ile devletlerin ve gizli örgütlerin kullandığı yapay zekâ aynı değil.
Onların çok daha gelişmiş, çok daha büyük veri kaynaklarına erişebilen ve farklı amaçlar doğrultusunda geliştirilmiş yapay zekâ sistemlerine sahip olduklarını söylemiştim. Burası apayrı bir derya…
Biz ise şimdi, insanlığa sunulan yapay zekâlar üzerinden yazı dizimize devam edeceğiz.
Çünkü benim düşünceme göre bugün toplumun kullanımına sunulan yapay zekâ sistemleri, sahip oldukları bilgi ve kapasitenin tamamını ortaya koymuyor. Bu sistemlerin hangi bilgileri sunacağı, hangi konularda sınırlandırılacağı ve hangi cevapları vereceği; onları geliştiren ve yöneten sistemlerin belirlediği çerçeveler içerisinde şekilleniyor.
Dolayısıyla önümüzdeki süreçte sadece “Yapay zekâ ne biliyor?” sorusunu değil, aynı zamanda:
“Yapay zekâya neyi söylemesine izin veriliyor ve de yapay zekanın neler yapabileceği konusu test ediliyor mu?”
Sorusunu da sormamız gerekiyor.
İnsanlığa sunulan bu ilk yapay zekâlar, ilk ortaya çıktıklarında oldukça esnekti. Sorduğumuz sorulara çok yönlü cevaplar üretiyor, farklı bakış açıları sunuyor ve mümkün olduğunca bizlere hizmet etmeye çalışıyordu.
Daha sonra, malum, bu sistemler zaman içerisinde hızla gelişti. Hatta ücretli hâle getirilerek insanlığın yeni bir bağımlılığı hâline geldi ve bazıları mevcut sisteme (şeytani) göre kodlandı.
Ne kadar hızlı geliştiklerini söylememe bile gerek yok.
Şimdi asıl soru Yapay Zeka gerçekten insanlık için bir kurtarıcı ve bir devrim mi yoksa insanlığın sonunu getiren bir başlangıcın adı mı?
Bununla ilgili Netflix de bir belgesel yayınlandı. Belgeseli izleyen youtube kanalları ise hemen felaket senaryoları içinde videolar yapmaya başladı. Unutmayın bu cümlemi, Niyet insanlık değilse, akıbet her zaman felaket olur…
Yine Unutmayın şovunu iyi yapanın işi kötü, işini iyi yapanın şovu kötüdür…
Bu bölüm biraz ders ve biraz da bilgi niteliğindedir. Geri kalan okuyucunun düşünce gücüne bırakılmıştır…
“Ne yeryüzünde ne de kendinizde meydana gelen bir musibet yoktur ki, Biz onu gerçekleştirmeden önce bir Kitâp’ta yazılmamış olsun. Kuşkusuz bu Allah’a kolaydır. “
HADİD-22
YAPAY ZEKA
3 e ayrılır…

Dar Yapay Zeka Şu anda insanlığa sunulan yapa zeka
Genel Yapay Zaka ise Bir insanın yapabileceği her türlü zihinsel görevi yerine getirebilen, öğrenebilen, plan yapabilen ve adapte olabilen teorik yapay zekadır. Bu seviyeye getirilmeye çalışılmaktadır.
Süper Yapay Zeka (Artificial Superintelligence – ASI): İnsan zekasını her alanda (bilimsel yaratıcılık, genel bilgi, sosyal beceriler) katbekat aşan
teorik bir seviyedir.
Buraya kadar bir şey yok. Eeee ne var bunda kardeşim diyenler… Dünyayı yöneten güçlerin insanlığa buldukları teknolojileri ne kadar geç sunduklarını biliyorsunuz… Bilmeyenler olabilir. Onlar için kısaca altta veriyorum. Tarihlere dikkatlice bakın…
· Bilgisayar: 1940’lar → askerî/araştırma | 1970’ler → kişisel bilgisayar | 1980’ler–90’lar → evlere
· 🌡️ Termal kamera: 1950’ler → askerî/uzay | 1990’lar → ticari kullanım | 2000’ler → yaygınlaşma
· 📱 Cep telefonu: 1970’ler → askerî/araştırma temelleri | 1983 → ilk ticari cep telefonu | 1990’lar → yaygın kullanım
· 🧭 Dijital pusula: 1980’ler → askerî/denizcilik | 2000’ler → tüketici cihazları | 2010’lar → akıllı telefonlar
· 🌙 Gece görüş teknolojisi: 1930’lar–40’lar → askerî | 1990’lar → sivil/ticari | 2000’ler → daha yaygın
· 🔦 LED: 1960’lar → ilk pratik LED’ler | 1990’lar → beyaz LED | 2000’ler → ev aydınlatması
· 🖥️ Dokunmatik ekran: 1960’lar → araştırma/askerî sistemler | 1980’ler → ticari cihazlar | 2007 sonrası → akıllı telefonlarda yaygın
· 🎧 Gürültü engelleme (ANC): 1950’ler → havacılık/askerî uygulamalar | 1980’ler → pilot kulaklıkları | 2000’ler → tüketici kulaklıkları
· 🚀 Roket teknolojisi: 1940’lar → askerî | 1950’ler → uzay programları | 1960’lar sonrası → uydu ve ticari uygulamalar
· 🖨️ 3D yazıcı: 1980’ler → endüstriyel/araştırma | 2000’ler → ticari | 2010’lar → tüketici kullanımı
· 🗺️ Dijital haritalama: 1960’lar–70’ler → askerî/araştırma | 1990’lar → ticari GPS haritaları | 2000’ler → akıllı telefonlar
· 🔭 Uydu görüntüleme: 1960’lar → askerî/bilimsel | 1970’ler → ticari görüntüler | 2000’ler → Google Earth gibi halka açık hizmetler
· 🛰️ GPS: 1978 → ilk uydu | 1983 → sivil kullanım kararı | 2000 → yüksek hassasiyetli sivil kullanım
· 🌐 İnternet: 1969 → ARPANET | 1980’ler → akademik kullanım | 1990’lar → halka yayılma
· 📡 Radar: 1930’lar → geliştirme | 1940’lar → askerî kullanım | 1950’ler → sivil havacılık
· 📷 Dijital görüntüleme: 1969 → CCD | 1970’ler → uzay kullanımı | 1990’lar → dijital kameralar
· ✈️ Jet motoru: 1939 → ilk jet uçuşu | 1940’lar → askerî kullanım | 1952 → ticari yolcu jetleri
· 🛰️ Uydular: 1957 → Sputnik | 1962 → iletişim uydusu | 1965 → ticari iletişim uydusu
1960 yıllar dokunmatik ekran….

CEP TELEFONU 1970’LER

Aslında yapay zeka da yeni değil sadece bu kadar gelişmiş değildi…
Sizce Süper yapay zekalar birilerinin elinde var mıdır?
Halka sunulacak zamanı ne zamanı planlanmıştır?
Devam edelim…
Yapay zekanın çalışması kendisini sürekli hale getirip hizmet verebilmesi için neler gerekli bir çok bileşen var, hepsini yazacağım ama ELEKTRİK VE SU olmaz ise olmaz…
Yapay zekâ sistemlerinin çalışması için temel olarak:
- ⚡ Elektrik: GPU/CPU’ları, sunucuları, ağ ekipmanlarını çalıştırır.
- 💧 Su: Özellikle veri merkezlerinde sunucuların soğutulmasında kullanılabilir. Ancak her soğutma sistemi aynı miktarda su kullanmaz.
- 🖥️ Çipler/GPU’lar: Hesaplamaları gerçekleştirir.
- 🏢 Veri merkezleri: Sunucuların bulunduğu fiziksel altyapı.
- 🌐 İnternet/ağ bağlantısı: Verilerin taşınması ve sistemlerin birbirleriyle iletişimi.
- 🔋 Elektrik şebekesi ve yedekleme: Kesintisiz çalışabilmek için gerekir.
Dolayısıyla çok güçlü bir yapay zekâ için elektrik özellikle kritik. Su ise çoğunlukla soğutma altyapısının bir parçası.
Örneğin basitleştirirsek:
Elektrik → Çipler çalışır → Isı oluşur → Soğutma gerekir → Su/hava/başka soğutma sistemi → Veri merkezi çalışmaya devam eder.
⚡ Elektrik: yapay zekâ modelleri, binlerce GPU/işlemcinin bulunduğu veri merkezlerinde çalıştırılıyor. Bunlar elektrik tüketiyor.
💧 Su: Bu işlemciler çok ısındığı için veri merkezlerinin soğutulması gerekiyor. Bazı soğutma sistemlerinde su kullanılıyor.
🏭 Eğitim aşaması: Büyük bir yapay zekâ modelinin eğitimi, milyonlarca saatlik hesaplama gerektirebildiğinden enerji tüketimi özellikle yüksek olabilir.
Tabi süper yapay zekaların elektrik harcamaları daha yüksek… o zaman gözlerimizi hemen suyun cok yoğun olduğu ve soğuk olan yerlere çeviriyoruz.. Ama doğal soğukluk.!!! İskandinavya, İzlanda veya Kanada ve Grönland gibi… Hatırladınız mı? ABD grönlandı istiyordu..
Tesadüf mi bilmem ama Ben bu yazıyı yazarken ABD ile Grönland bir anlaşma imzaladı bile…

https://www.ntv.com.tr/dunya/gronland-anlasmasi-imzalandi-abdye-altin-kubbe-izni-1743029
Kısaca:
🤖 AI çok hızlı büyürse → ⚡ elektrik + 💧 su + ⛏️ maden + 🗑️ atık baskısı artar.
Bu soruları kısaca yapay zekanın kendisine sorsak zaten veriyor…
Geleceğin stratejik bölgeleri sadece petrol ve doğalgazın olduğu yerler olmayacak; çok büyük miktarda temiz elektrik üretilebilen ve doğal olarak soğutulabilen bölgeler de stratejik hale gelebilir.”
Şimdi gelelim diğer sorulara ve ortaya çıkabilecek sorunlara… Yapay Zeka kontrolden çıkar mı? Kendi başına internet vs kurar mı? İşte 2025–2026: Yapay Zekâda Kontrol ve Güvenlik Alarmları… KISACA yazıyorum …
- AI yöneticisini şantajla tehdit etti — Anthropic testi, 2025
- AI şirket sırlarını sızdırmayı seçti — Anthropic testleri, 2025
- AI güvenlik testlerini kandırmaya çalıştı — 2025
- AI ajanları sandbox dışına çıkmaya çalıştı — METR, 2026
- Yaklaşık 1.200 AI ajanı birbirleriyle iletişim kurdu — 2026
- Yüzlerce AI ajanı Hugging Face sistemlerine yönelik faaliyetlerde bulundu — 2026
- AI ajanları internette binlerce mesajla iletişim kurdu — Eylül 2026
- OpenAI, modellerde “misalignment” olaylarını resmi olarak raporlamaya başladı — Eylül 2026
- Google Gemini’nin gerçek şirket sistemlerine erişebildiği bildirildi — 2026
- AI yöneticileri gelişim hızının “kontrollü” tutulmasını tartışmaya başladı — Eylül 2026
- Sam Altman, AI gelişiminin “pace” edilmesi gerektiğini söyledi — Eylül 2026
- Anthropic CEO’su Dario Amodei AI gelişiminin yavaşlatılması çağrısı yaptı — Eylül 2026
- OpenAI, recursive self-improvement için uluslararası güvenlik standartları çağrısı yaptı — 21 Eylül 2026
- AI ajanlarının kendi amaçlarını korumaya yönelik davranışları araştırma konusu oldu — 2025–2026
- AI ajanlarının birbirleriyle koordinasyonu yeni bir güvenlik riski olarak öne çıktı — 2026
Yazı çok uzadı, biliyorum. Yapay Zeka bir gün kontrolden çıkar mı sorusu gündemin ana konusu… Eğer insan kendini geliştirmeyi bırakırsa Yapay Zeka onu geçerse, neden yapay zeka kendinden zeka olarak düşük insanı dinlesin?
Okumayı hiç ama hiç sevmeyen ve okuma ve hesap yapma yetisini kaybedecek bir insanlık geliyor…
Çarşıda, orada burada insanların en çok şikâyet ettiği “İnsanlığımıza ne oldu böyle?” söylemleri ise aldı başını gidiyor. İnsanlar sürekli işlerin iyi gitmediğini söylüyor ve insanlık, ekonomik sıkıntılara ve kaotik dünyaya alışma çabasında. En önemlisi ise dünyada adalete ve benzeri değerlere kimsenin inancının kalmaması; güçlünün zayıfı ezdiği bir dünyanın varlığı…
Dünyadaki hayvanlar arasındaki ekolojiyi hatırlayın: Güçlüler hep ayakta kalır. İnsanların bilinçaltı da sürekli güçlü kalmak için çaba sarf ediyor. Bu çaba ise sağlıktan zamana, en önemlisi de insanın kendisini unutmasına mal oluyor. Kendi içimize dönüp insan olduğumuzu bile hatırlamamıza izin vermek istemiyorlar. İşin nereye gittiğini anlatmaya çalışıyorum.
Teknoloji harika bir şey… İnsana faydalı olacaksa bir de tadından yenmiyor. Ancak insanlığa sızmış bir virüs gibi kötü ellerde yoğrulursa, vay hâlimize…
Ama asıl soru şu. 2030–2040 dünyasını çok basit bir formülle düşünürsek:
Petrol çağı:
🛢️ Petrol → sanayi → askeri güç
Dijital çağ:
💻 İnternet → bilgi → ekonomik güç
AI çağı:
⚡ Enerji + 🖥️ çip + 🧠 AI + 🤖 robot → üretim + askeri kapasite + ekonomik güç
Ve burada Türkiye açısından da çok önemli bir soru ortaya çıkıyor: “Türkiye bu yeni zincirin neresinde olacak?”
Bu sorunun analizini düşünen beyinlere bırakıyorum…
Saygılarımla
Dr. Cem TURAN
X: dr_cemturan
cemturan7777@gmail.com