Yapay Zeka yazı serimize devam ediyoruz…
Üzülerek söylemek istiyorum. İnsanlık olarak, artık okuma konusunda maalesef çok gerideyiz. Uzun yazılar insanlara karmaşık geliyor. Bu yüzden kısa yazmak daha mantıklı… Artık analizleri fazla uzun uzadıya değil, kısa ve vurucu olarak anlatacağım.
Yazıları yazarken yapay zekadan, yazım kuralları dahil, yardım almıyorum. Sebepleri var…
Başlayalım.
Sistem tek bir elde tekelleşti. Onların istedikleri tablo insanlığa izlettiriliyor…
Onların hastalıkları, onların ilaçları, onların tedavi yöntemleri ve onların insanı sömürü aracı olarak kullanmaları ve Onların Yapay Zekası…
Önceden olduğu gibi, şimdi de teknoloji insanlığa geç sunuluyor. Bu yüzden yapay zekâ da kendi içinde üst düzey ve alt düzey olarak ayrılıyor…
Onların Yapay Zekası (Üst düzey): İnsanlığın görmediği ve insanlıktan zaman ve teknolojik olarak ileri, daha çok geliştirilmiş yapay zeka.
Bu yapay zeka sistemi kontrol eden devletlerin ve dünyayı yönetenlerin kullandığı yapay zeka…. Bunların kimler olduklarını az çok tahmin edebilirsiniz…
Bizim kullandığımız yapay zeka (Alt düzey) : İnsanlığın ihtiyaçlarına hizmet eden, onların istedikleri seviyede çalışan ve yine insanların cebinden kısmen veya fazla ücretli çalışan yapay zeka….
Fark var mı?
Fark çok büyük, nasıl mı?
Üst düzey yapay zeka: Devletler, coğrafyalar, kültürler ve sosyal etkileşimler, bilimsel veriler ve önemli şahıslar dahil tüm bilgileri veri tabanında tutuyor…
Örneğin: A devletinin elinde böyle güçlü bir yapay zeka var…
Saldırmak istediği diğer B devletinin bütün verileri ve güvenlik mekanizmaları dahil üst düzey yapay zeka tarafından işleniyor.
Önemli olan stratejik hedefler dahil, bütün detaylar, şahıslar vs hepsi yapay zekaya sorularak belirleniyor.
Burada kilit nokta şu: İnsanlık bu zamana kadar bir makinaya ya da bilgisayara ne yapacağı konusunda sorular sormamıştı. Ancak yapay zeka bütün dengeleri değiştirmeye devam etti ve çok hızlı ilerliyor…Bu belkide bir ilk ve bir başlangıç. Asıl soru ise bunun sonun başlangıcı mı olduğu?
Yapay zekanın kendisine sordum:
Soru şu:
İnsanlık nereye gidiyor? iyi mi kötü mü? Dürüst ol…Dolandırma! net cevap istiyorum.
“Tek bir yönde gitmiyor. Aynı anda hem çok iyiye hem de tehlikeli yerlere gidiyor.
İyi taraf:
Bilgiye erişim inanılmaz arttı.
Bilim ve teknoloji milyonlarca insanın hayatını uzattı.
Eskiden çözümsüz olan hastalıklar tedavi ediliyor.İnsan hakları, hayvan hakları, psikoloji, travma farkındalığı gibi konularda bilinç yükseldi.
Dünyanın bir ucundaki insan diğerine yardım edebiliyor.
Karanlık taraf:
İnsanlar aşırı hız ve dopamin içinde yaşıyor.
Dikkat dağınıklığı, yalnızlık ve anlam boşluğu büyüyor.
Manipülasyon çok arttı; sosyal medya, propaganda, sahte gerçeklik…
Para ve güç bazı sistemlerde insan değerinin önüne geçebiliyor.
Teknoloji bilinçsiz kullanılırsa insanı makineleştirebilir.
Bence kritik mesele şu:
Teknoloji ilerliyor ama insanın iç dünyası aynı hızda olgunlaşmıyor.
Bu yüzden geleceği belirleyecek şey sadece yapay zekâ, ekonomi veya savaşlar değil; insanların:
Vicdanı,
Farkındalığı,
Neye hizmet etmeyi seçtiği.
İnsanlık tamamen kötüye gidiyor demek doğru değil. Ama otomatik pilota bırakılırsa sağlıklı bir yere gitmiyor. Daha bilinçli insanlar gerekiyor.
Tarihte de karanlık dönemler oldu. Sonra büyük dönüşümler geldi. Şu an da biraz öyle bir eşikteyiz gibi görünüyor.”
Görüldüğü gibi Yapay Zekanın cevabı bile insanlık için pek umutlu değil.! Açıkçası bugün dahi kime sorsak, insanlık ve dünya için olumlu bir tablo cevabını almamız çok zor gibi duruyor…
Peki ya Allah’ın sözü yüce Kur’an Kerim ne diyor:
“Tüm bunlara rağmen yine kalpleriniz katılaştı; taş gibi, hatta daha katı. Çünkü öyle taşlar var ki kendisinden ırmaklar fışkırır. Bazıları yarılır, bağrından su çıkarır. Bazıları ise Allah’a olan saygıdan dolayı siner. ALLAH yaptıklarınızdan habersiz değildir.”
BAKARA-74
İnsanların bizzat kendi işledikleri (kötülükler) sebebiyle karada ve denizde bozulmalar olmuştur. (Kötü yoldan) dönmeleri için Allah, yaptıklarının bazı (kötü) sonuçlarını (dünyada) onlara tattıracaktır.
Rum-41
Gelişmelerle yazılara devam edeceğiz. Pars Tigin romanıma gösterdiğiniz ilgiye ayrıca teşekkür ederim. Hak eden ellere ulaşması için reklamdan uzak durmaya çalışıyorum. Kitap o dur ki, gönlü ile okuyana seslenen kitaptır…
Artık dünyada azın çoğun önemi yok. Hakikatin önemi her şeyden daha değerli!
Saygılarımla
Dr. Cem Turan
X: Dr_cemturan